
bir yaprak misali uçuşan çıplak düşlerim vardı
ilkbahar geldiğinde açtığımda oldu, solduğumda yaşadığım sonbaharlarda.
acımasız oldum, hayatımda yeralan isimlerin bedenimden dökülmelerini seyrederken
bir yandan acı doldum, hayatımı çalanların sende bırakmadıkları beni tüketirken
ve üç nokta koydum dudaklarıma, yarıda bıraktığım cümleler ile sessiz kaldıkça sizden gizli eskidim
yazdığım hikayelerimde anlatacak ne çok şeyim vardı, yaşamayı istediğim masallara inat
akıntısında boğulmak istediğim denizlerim,
mavisinde kaybolduğum gözlerin vardı anlatmaya hiç ama hiç cesaret edemediğim
ve zaman geçiyordu kaybolurken anılar
ve zaman geçiyordu kahroluyordu halime, beni senden iyi tanıyanlar
gitmiştin ve ben yokluğunda başladım seni yazmaya
ve nereden başladığını merak etmediğim, nerede son bulacağını hiç öğrenemeyeceğim, seni anlattıkça taşan nehirlere anlattım, uyandığımda göremediğim şimdi gölgelerde saklanan yüzün güzelliğini
tenimi ürperten bir meltem esintisinde bekledim seni, gidişinle soğuyan düşlerim, dokunuşunla renklenecek pastel renkli hayellerim ile geçiyordu günlerim
sarılman bir yara bandı etkisi tende, acıyordu yüreğim
bazen tamamlayamadığım hikayelerimdeki eksikliğim,
bazen okuduğum kitaplarda altını çizdiğim unutmaya kıyamadığım kelimelerimdin.
en çok da tınısını benim bildiğim, ezbere söylediğim melodimdin, yaprakları siyah ve beyaz arasında sararan
her sayfasında takvimin, cümlelerimde gizlediğim öznem
avucumda buruşturup atamadığım, aklımda biriktirdiğim, yüreğime yüklediğim yüklemimdin
sen takvimimde benim için doğan kız çocuğu ismiydin
cümleyi senle tamamlar, sen de tamamlanırdım
gitmiştin ve dönmediğin her gün, dün olarak işleniyordu, öfkesi suskun günlerime
ve zamanı gelip son yaprak da düştüğünde takviminde ömrün,
kalan cansız bedenimde kendi dününden yeniden doğan bir anka kuşu göreceksin
gözünü alamayıp bakmak istersen ona, göze alıp dokunma,
yanarsın !
geçmişi anımsatacaktır sana,
sakın ama sakın hatırlama, kanarsın !
melodisi eksik kaldığında yaprakların, dinlemekten vazgeç onları
işte o zaman konuşmak da fayda etmez, tükenmiştir kalan son fısıltılar
kanatsa da dudaklarını artık sadece ama sadece susarsın !