19 Şubat 2013 Salı
hayır diyememek
özleyen insanın hayatında “hayır” tedavülden kalkmış bir duygu birimidir ve belki de söylenemeyen her "evet" aslında söylenmesi daha hayırlı olan bir hayır'ı barındırır...
11 Şubat 2013 Pazartesi
Bırakamadıkların sana zarar verir
Siz hiç sevdiğiniz bir şeyi bıraktınız mı?
Yanınızdan ayıramadığınız, aklınızdan çıkaramadığınızYalnızlığını da yaşadığınız, paylaşımını da
Pişmanlıklarını da yaşadığınız, alışkanlığını da

Ben bıraktım
Arada içmeyi özledim, aylar sonra bir nefes çektim,
özlemişim dedim, devam ettim
Siz hiç hayatınızdan çıkardığınız bir şeye tekrar başlamayı göze aldınız mı?
ben aldım, sigaram almadı
ben ona bırakma diyemedim, o bıraktı da gitti
ben ona yapma diyemedim, o yandı da gitti
sigaraydı sonuçta, bitti
hayattı bu, devam etti
13 Temmuz 2012 Cuma
nefessizim

Nefesini kesene gitme dersin, O nefes aldığın herşeyin anlamını da alır gider
daha giderken başlar özlemin
yüreğine düşen bir yıldırım keser nefesini
artık sonu belli bir intihar çeşididir boğazında düğümlenen düşlerin
yutkunamazsın, başın döner, düşersin
bilirsin artık dönmeyecektir gece güne
ve bilirsin artık nefes aldığın herşey bitecektir
bugün yaktığın sigaran, yarın yandığın hayatın
25 Haziran 2012 Pazartesi
güzel şeysin
yeri geliyor özgür hissediyor insan, geri gidiyorsan hayaline tutsak
düşünsel bir tutku devrimi gibi ama bu bedende işgaliyeti yasak
ne güzel şey seni düşünmek
en çaresiz anında ellerini göğe kaldırıp yaradana yalvarırcasına
azar işitmeyi göze alan bir çocuk gibi çamurda oynarcasına
çaresiz bir mecnun gibi yüreği çöllerde yanarcasına
ve ne güzel şey senle yaşlanmak,
bir gün gideceğini bile bile seni yaşamak
5 Nisan 2012 Perşembe
kırmızı balonun ardından
herkesin bir kalesi vardır, kendi elleriyle ördüğü
herkesin bir kalesi vardır, içindikileri kimseye söyleyemediğiiçerisinden, suyundan içenin ömrünü uzatan nehirler geçen topraklarda,
güldüğünde duvarları rengarenk olan bir kalede bir prenses yaşardı
arada dışarı çıkar, sevdiklerinin arasına katılır, gün batımında muhakkak kalesine geri dönerdi
kendi topraklarında yaşayan yalnız bir prensesti
memleketinden uzakta ölmenin zor olduğu bir günde doğmuştu
başka bir imparatorluk kuran Kral’ına kızgın, görmediği prensesine üzgün, herşeyden öte kraliçesine hayrandı
geçmişte olanlara rağmen mutlu, geleceği ise gökkuşağı kadar umutluydu
düşüncelerini daima cam balonlara yazardı
kabul edelim enerjisi pozitif, gülüşü iletkendi
prensesti o, prensipleri asla delinemezdi
ama bazen anlam yüklediği anlamsız şeyler altında da kalıp ezilirdi
bir ara ayrıldı yurdundan gitti başka diyarlara, o dönem prenses
değil, halktan biriydi gittiği o büyük krallıkta
döndüğünde cebinde anıları, yüreğinde hesabını yarım bıraktığı yarınları
vardı hep iyi ki gittim başka topraklara derdi
gidişi kimleri üzdü hiç bilemedi ama dönüşüne belli ki en çok kraliçesi sevinmişti
herkesin bir kalesi vardır, yeşilliklerinde kırmızı balonların
uçuştuğu
herkesin bir kalesi vardır, bir de balonlarla gökyüzüne yollanan
umutları
bir gün elinden kayıp gideceğini bilse de...
ve bir gün, o kırmızı balon, prensesin elinden gökyüzüne doğru süzüldü, süzüldü ve gitti. Giden, umutların kanat çırpışı gibiydi ama prenses üzgün değildi, gökyüzünde süzülürken kırmızı balonu, onun tamamen kaybolduğunu görmeden yeni bir balon'u hayatına almak istemiyordu...
Bir rivayet ki, prensesin kendisinin bıraktığı söylenir o balonu
özgür olmayı severdi prenses
belki de balonu bırakmaktır özgürlük derdi,
bunu kim nasıl bilebilirdi ki?
kime göre anlatılanlar bir masaldı, kimine göre anlatılamayanlar
öyle yada böyle herkesin gerçekten bir kalesi vardı ama sadece bazılarının kapısında ellerinde balonlarla o kapının açılmasını bekleyeni...
30 Mart 2012 Cuma
Kibrit çöpü Aşkları
Herkesin yaşamak
istediği düşleri vardır, yazarken bile heyecanlandığı
yaşadığı bir mevsimi
vardır, bir de başka mevsimlere geçerken anılara bıraktıklarıbir duvarı vardır, her gelenin karaladığı ama her gidenin ardından da boyattığı
ve herkesin anlatacak bir hikayesi vardır şu ölümlü dünyalarında,
bir de her bittiğinde kendi külünden doğan ölümsüz Aşkları...

dünü arkada bırakırken,
yarına ertelememektir hayatı,
yani bugün yaşadığın bir masaldır, bazen anlatanı çok, bazen de anlayanı hiç yoktur
anlıktır ama asla karanlık değil
Aşk, ilk dokunuşta alev almak, ateş olup bitene kadar birlikte yanmaktır
yani bugün yaşadığın bir masaldır, bazen anlatanı çok, bazen de anlayanı hiç yoktur
Bir
çocuk gibi düşünmeden ve isteyerek ateşle oynamaktır Aşk,
bir
kibrit çöpü gibi ince ruhlu bedenlerin tutuşması kadardır,anlıktır ama asla karanlık değil
Aşk, ilk dokunuşta alev almak, ateş olup bitene kadar birlikte yanmaktır
Kimi için sadece özel bir kelimedir
Aşk, yazıldığı gibi büyük başlar
Kimine de gizli öznesi ile seviştiği
kocaman bir cümledir
belki de aslında sadece bir kibrit çöpüdür Aşk,
Ya tutuşturur başka
bedeni, yada gül’den kül’e çevirir, yakar yok eder kendini...
19 Ocak 2012 Perşembe
Kalbin geri dönüşümü
Amaçsız esen rüzgarların hayatlarımıza yön verdiği, bir ağaç gibi kuvvetli görünen bedenlerimizden yazdan kalan sararmış hayalleri döken bir sonbahar günü düşünmeye başlamıştım, her yaşımızda farklı misyonlar yüklediğimiz kalbimizi
büyüdükçe biz, sen sev dedik, sen sadece sev !
Biz sevsekte, sevmesekte öğrettiler bize çizmesini Aşk'ın bu en geometrik halini
biz de yeri geldi sıralarımıza, günü geldi ağaçlara, özlediğimizde buğulanmış camlara çizdik
ve zamanı geldi Aşk'larını yaşayan bedenlerde ter, ayrılıklarını yaşayan gözlerde damla olduk, aktık
ve artık seviyorduk,
ve artık seviyorduk,
ve artık biliyorduk,
kalbimiz attıkça değil, daha hızlı attıkça seviyor, o sevdikçe biz asıl şimdi yaşıyorduk
kalbimiz attıkça değil, daha hızlı attıkça seviyor, o sevdikçe biz asıl şimdi yaşıyorduk
Bazen bir meczup gibi çıkıp haykırıyorduk, Aşk’sız yaşamam diye, bazen Aşk’lada yaşayamayan insanlara inat
Bazen aklı başında seviyorduk, bazen de biri çıkıp aklımızı başımızdan alıyor, bir başka seviyorduk
Diğer taraftan da biliyorduk ki,
Kalp, sevmesekte atar ama seversek daha bir güzel atar
hayatımızdan çıkanlar için durmadığı gibi
hayatımıza giren herkese de farklı bir ritimle atar
hayatımızdan çıkanlar için durmadığı gibi
hayatımıza giren herkese de farklı bir ritimle atar
ömrü hayatında bir kişilik değildir kalp ama aynı anda sadece biri için ölümüne atar
Cevabım net, anlamı derindi
evet geri dönüşümlüdür kalp,
her yeni günde,
her yeni bedende,
her yeni sende
her yeni senede yeniler kendini
her yeni bedende,
her yeni sende
her yeni senede yeniler kendini
yeniden ve yine atabilir,
hatta gün gelir, dünü unutur eskisinden bile hızlı atar
herkesin bir imzası vardır başkasının yüreğine attığı
herkesin bir rengi vardır, başkasının sayfasına kattığı
beyaz olmadığı gibi hiçbirimizin geçmişi
hayatlarımıza giren farklı renkler ile oluşmaz mı zaten hepimizin geleceği
kirlenen onca sayfaya, izi kalan güzel imzalara karşı, takvimde bir yapraktan öte değil midir yaşananlar?
bittiğinde ya sen yırtar atarsın o sayfayı, yada bitmesi için gelip yırtar bir başkası
yırtılan yırtılmıştır, bantlama yeniden okumak için aynı sayfaları
sadece zaman kazanırsın ama tekrar aynı sayfayı mı? Asla !
ve yüreğinde yazdığın sayfalar, iki ayna arasında kalan sen kadardır...
ve sen yazarsın her bir sayfasını
unutma ki hayatında yazar sensin, yazdıkların da senin hayat verdiğin karekterler
sen izin verirsen hayatına girerler, vermezsen de ölür giderler ...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)