30 Mart 2012 Cuma

Kibrit çöpü Aşkları


Herkesin yaşamak istediği düşleri vardır, yazarken bile heyecanlandığı
yaşadığı bir mevsimi vardır, bir de başka mevsimlere geçerken anılara bıraktıkları
bir duvarı vardır, her gelenin karaladığı ama her gidenin ardından da boyattığı
ve herkesin anlatacak bir hikayesi vardır şu ölümlü dünyalarında,
bir de her bittiğinde kendi külünden doğan ölümsüz Aşkları...
Aşk, uyanmak istemediğin bir düşe yatıp, düşündüğün kişi ile güne uyanmaktır,
dünü arkada bırakırken, yarına ertelememektir hayatı,
yani bugün yaşadığın bir masaldır, bazen anlatanı çok, bazen de anlayanı  hiç yoktur


Bir çocuk gibi düşünmeden ve isteyerek ateşle oynamaktır Aşk,
bir kibrit çöpü gibi ince ruhlu bedenlerin tutuşması kadardır,
anlıktır ama asla karanlık değil
Aşk, ilk dokunuşta alev almak, ateş olup bitene kadar birlikte yanmaktır
Kimi için sadece özel bir kelimedir Aşk, yazıldığı gibi büyük başlar
Kimine de gizli öznesi ile seviştiği kocaman bir cümledir
belki de aslında sadece bir kibrit çöpüdür Aşk,

Ya tutuşturur başka bedeni, yada gül’den kül’e çevirir, yakar yok eder kendini...