Amaçsız esen rüzgarların hayatlarımıza yön verdiği, bir ağaç gibi kuvvetli görünen bedenlerimizden yazdan kalan sararmış hayalleri döken bir sonbahar günü düşünmeye başlamıştım, her yaşımızda farklı misyonlar yüklediğimiz kalbimizi
büyüdükçe biz, sen sev dedik, sen sadece sev !
Biz sevsekte, sevmesekte öğrettiler bize çizmesini Aşk'ın bu en geometrik halini
biz de yeri geldi sıralarımıza, günü geldi ağaçlara, özlediğimizde buğulanmış camlara çizdik
ve zamanı geldi Aşk'larını yaşayan bedenlerde ter, ayrılıklarını yaşayan gözlerde damla olduk, aktık
ve artık seviyorduk,
ve artık biliyorduk,
kalbimiz attıkça değil, daha hızlı attıkça seviyor, o sevdikçe biz asıl şimdi yaşıyorduk
Bazen bir meczup gibi çıkıp haykırıyorduk, Aşk’sız yaşamam diye, bazen Aşk’lada yaşayamayan insanlara inat
Bazen aklı başında seviyorduk, bazen de biri çıkıp aklımızı başımızdan alıyor, bir başka seviyorduk
Diğer taraftan da biliyorduk ki,
Kalp, sevmesekte atar ama seversek daha bir güzel atar
hayatımızdan çıkanlar için durmadığı gibi
hayatımıza giren herkese de farklı bir ritimle atar
ömrü hayatında bir kişilik değildir kalp ama aynı anda sadece biri için ölümüne atar
bir arkadaşım sormuştu “geri dönüşümlü müdür kalp, yine ve yeniden bir başkası için atar mı?”Cevabım net, anlamı derindi
evet geri dönüşümlüdür kalp,
her yeni günde,
her yeni bedende,
her yeni sende
her yeni senede yeniler kendini
yeniden ve yine atabilir,
hatta gün gelir, dünü unutur eskisinden bile hızlı atar
herkesin bir imzası vardır başkasının yüreğine attığı
herkesin bir rengi vardır, başkasının sayfasına kattığı
beyaz olmadığı gibi hiçbirimizin geçmişi
hayatlarımıza giren farklı renkler ile oluşmaz mı zaten hepimizin geleceği
kirlenen onca sayfaya, izi kalan güzel imzalara karşı, takvimde bir yapraktan öte değil midir yaşananlar?
bittiğinde ya sen yırtar atarsın o sayfayı, yada bitmesi için gelip yırtar bir başkası
yırtılan yırtılmıştır, bantlama yeniden okumak için aynı sayfaları
sadece zaman kazanırsın ama tekrar aynı sayfayı mı? Asla !
ve yüreğinde yazdığın sayfalar, iki ayna arasında kalan sen kadardır...
ve sen yazarsın her bir sayfasını
unutma ki hayatında yazar sensin, yazdıkların da senin hayat verdiğin karekterler
sen izin verirsen hayatına girerler, vermezsen de ölür giderler ...