Herkesin yaşamak
istediği düşleri vardır, yazarken bile heyecanlandığı
yaşadığı bir mevsimi
vardır, bir de başka mevsimlere geçerken anılara bıraktıklarıbir duvarı vardır, her gelenin karaladığı ama her gidenin ardından da boyattığı
ve herkesin anlatacak bir hikayesi vardır şu ölümlü dünyalarında,
bir de her bittiğinde kendi külünden doğan ölümsüz Aşkları...

dünü arkada bırakırken,
yarına ertelememektir hayatı,
yani bugün yaşadığın bir masaldır, bazen anlatanı çok, bazen de anlayanı hiç yoktur
anlıktır ama asla karanlık değil
Aşk, ilk dokunuşta alev almak, ateş olup bitene kadar birlikte yanmaktır
yani bugün yaşadığın bir masaldır, bazen anlatanı çok, bazen de anlayanı hiç yoktur
Bir
çocuk gibi düşünmeden ve isteyerek ateşle oynamaktır Aşk,
bir
kibrit çöpü gibi ince ruhlu bedenlerin tutuşması kadardır,anlıktır ama asla karanlık değil
Aşk, ilk dokunuşta alev almak, ateş olup bitene kadar birlikte yanmaktır
Kimi için sadece özel bir kelimedir
Aşk, yazıldığı gibi büyük başlar
Kimine de gizli öznesi ile seviştiği
kocaman bir cümledir
belki de aslında sadece bir kibrit çöpüdür Aşk,
Ya tutuşturur başka
bedeni, yada gül’den kül’e çevirir, yakar yok eder kendini...