Oyuncuyuz bizler,
Bazen oyunun kendisi oluyor,
bazen oynayanlar, bazen de oynatanlar
Bazen koyun oluyoruz,
bazen koyan biz oluyoruz
sevmediğimiz o kuralları
mekanı sen seç,
zaman zaten belirsiz
rakip seni bulacaktır
sen öldürmene bak
oyunun kuralı bu
öldürdükçe yaşayacaksın
yaşamak için yaşam alacaksın
ateş’in suyla dansı gibi
söndüğün an parlayacak,
kendi kanından, ruhundan
başka bir beden de yeniden doğacaksın
şimdi save et oyunu,
git bi sigara iç, işe,
ne bilim seviş, rahatla işte..
oyuna rahat başlayalım
aşk gibi...
ve oyun başlar
...
iyi olan kazanır
...
sen gerçekten iyi misin?
20 Ağustos 2006 Pazar
7 Haziran 2006 Çarşamba
gece üşüyen çocuklar
Ben geceyim, günahım yani, aynı bedende görülmeyen, duyulmayanım, gündüz büyümeyen, gece üşüyen bir çocuğum.
...
Gece ve gündüz'ün kardeşliği günah ile sevap'tan farklıdır, gece gündüzü kollar, kişiyi gündüze hazırlar, sisin arasındaki güneş ışınları günün ilk habercisidir, ağlar gece ayrılıklara, ayrılıklar gece başlar, gündüz kollamaz geceyi, sıyrılır aradan, gecenin yaptıklarından sorumlu tutmaz kendini, o değilmidir bir madolyonun diğer yüzü.. Evet gecedir, mevsimlerin sonbaharı, hüznün ve kederin yatağı.
...
Gece korkuyorsan düşünmekten, karanlığa düşmekten, düşünmeyeceksin,
Özgürce yaşayacaksın ki geceyi, gece sana sunacak gizlediği düşlerini.
Hatıraları kaybetmeden, umutları hayal etmeden, “carpe diem” diye bağırmalı gözlerin, ağzını bıçak açmaz iken.
...
Kurşun kaplı düşlerin tam altındayız, gecenin içinde ıslanıyoruz.
Kimi soru işareti ile dolanır anlattıklarında, kimi virgül ile devam eder yaşamlarına, kimi ünlem gibi durur sevdiklerinin yanında, kimimiz ise üç nokta bırakır isteyipte yazamadıklarında...
iki perdelik bir oyunda ben gecedeyim.
Sen bu gece, perdenin neresindesin?
...
Gece ve gündüz'ün kardeşliği günah ile sevap'tan farklıdır, gece gündüzü kollar, kişiyi gündüze hazırlar, sisin arasındaki güneş ışınları günün ilk habercisidir, ağlar gece ayrılıklara, ayrılıklar gece başlar, gündüz kollamaz geceyi, sıyrılır aradan, gecenin yaptıklarından sorumlu tutmaz kendini, o değilmidir bir madolyonun diğer yüzü.. Evet gecedir, mevsimlerin sonbaharı, hüznün ve kederin yatağı.
...
Gece korkuyorsan düşünmekten, karanlığa düşmekten, düşünmeyeceksin,
Özgürce yaşayacaksın ki geceyi, gece sana sunacak gizlediği düşlerini.
Hatıraları kaybetmeden, umutları hayal etmeden, “carpe diem” diye bağırmalı gözlerin, ağzını bıçak açmaz iken.
...
Kurşun kaplı düşlerin tam altındayız, gecenin içinde ıslanıyoruz.
Kimi soru işareti ile dolanır anlattıklarında, kimi virgül ile devam eder yaşamlarına, kimi ünlem gibi durur sevdiklerinin yanında, kimimiz ise üç nokta bırakır isteyipte yazamadıklarında...
iki perdelik bir oyunda ben gecedeyim.
Sen bu gece, perdenin neresindesin?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)