5 Nisan 2012 Perşembe

kırmızı balonun ardından


herkesin bir kalesi vardır, kendi elleriyle ördüğü
herkesin bir kalesi vardır, içindikileri kimseye söyleyemediği

bir varmış, bir yokmuş diye başlardı masallar, masal tadında anlatılanlar
içerisinden, suyundan içenin ömrünü uzatan nehirler geçen topraklarda,
güldüğünde duvarları rengarenk olan bir kalede bir prenses yaşardı
arada dışarı çıkar, sevdiklerinin arasına katılır, gün batımında muhakkak kalesine geri dönerdi

kendi topraklarında yaşayan yalnız bir prensesti
memleketinden uzakta ölmenin zor olduğu bir günde doğmuştu
başka bir imparatorluk kuran Kral’ına kızgın, görmediği prensesine üzgün, herşeyden öte kraliçesine hayrandı
geçmişte olanlara rağmen mutlu, geleceği ise gökkuşağı kadar umutluydu

düşüncelerini daima cam balonlara yazardı
kabul edelim enerjisi pozitif, gülüşü iletkendi
prensesti o, prensipleri asla delinemezdi
ama bazen anlam yüklediği anlamsız şeyler altında da kalıp ezilirdi

bir ara ayrıldı yurdundan gitti başka diyarlara, o dönem prenses değil, halktan biriydi gittiği o büyük krallıkta
döndüğünde cebinde anıları, yüreğinde hesabını yarım bıraktığı yarınları vardı
hep iyi ki gittim başka topraklara derdi
gidişi kimleri üzdü hiç bilemedi ama dönüşüne belli ki en çok kraliçesi sevinmişti

herkesin bir kalesi vardır, yeşilliklerinde kırmızı balonların uçuştuğu
herkesin bir kalesi vardır, bir de balonlarla gökyüzüne yollanan umutları

balonlardan en çok bir tanesini, başka krallıktan getirdiğini severdi, 
bir gün elinden kayıp gideceğini bilse de...

ve bir gün, o kırmızı balon, prensesin elinden gökyüzüne doğru süzüldü, süzüldü ve gitti. Giden, umutların kanat çırpışı gibiydi ama prenses üzgün değildi, gökyüzünde süzülürken kırmızı balonu, onun tamamen kaybolduğunu görmeden yeni bir balon'u hayatına almak istemiyordu...

Bir rivayet ki, prensesin kendisinin bıraktığı söylenir o balonu
özgür olmayı severdi prenses
belki de balonu bırakmaktır özgürlük derdi,
bunu kim nasıl bilebilirdi ki?




kime göre anlatılanlar bir masaldı, kimine göre anlatılamayanlar
öyle yada böyle herkesin gerçekten bir kalesi vardı
ama sadece bazılarının kapısında ellerinde balonlarla o kapının açılmasını bekleyeni...